İçeriğe atla
18 Eylül 2026 · Cuma Her macera bir yerden başlar
Trekking

Sonbaharda Türkiye’de Trekking: Eylül, Ekim ve Kasımda Nereye Gidilir?

Advenway 15 Ağustos 2026 8 Eylül 2026 güncellendi Paylaş f W X P @
Sırt çantalı bir grup, sonbaharda çam ormanı içinden geçen toprak yolda yürüyor

Son güncelleme:

Ülkemizde trekking yapmak için birçok harika doğal güzellik bulunuyor. Sonbaharda trekking için “en iyi mevsimlerden biridir” demek ise biraz basite kaçmak oluyor; çünkü iş çantayı hazırlayıp gerçekten yola çıkmaya geldiğinde gerçekler suratınıza yavaş yavaş vuruyor. Türkiye’de sonbahar her yerde aynı anda başlamıyor.

Örneğin Eylül başında Akdeniz kıyısındaki bir rotada hâlâ yaz sıcağıyla uğraşırken, yüksek rakımlı bir dağ rotasında sezonun son düzgün haftalarına yaklaşıyor olabilirsiniz. Ekim ayında Batı Karadeniz ormanları size yavaş yavaş renk cümbüşü sunarken, Likya ve Karia gibi güney rotaları giderek daha yürünebilir hale geliyor. Kasım ayında ise yüksek rakımlı rotaların bir kısmı artık kış şartlarına yaklaşırken Ege ve Akdeniz kıyılarında trekking sezonu hâlâ devam ediyor.

Yani sonbaharda trekking planlarken sadece “Nereye gideyim?” diye değil, “Hangi ayda nereye gideyim?” diye sormak çok daha doğru. Bu rehberde sonbaharda trekking için elimizden geldiğince tam olarak buna bakacağız.

Kısaca: Hangi Ayda Nereye Gidilir?

Dönem Öne çıkan bölgeler Neden?
Eylül Kaçkarlar ve yüksek rakımlı rotalar, Kapadokya, Frig Vadisi Yaz sıcakları azalırken yüksek rakımlarda kış henüz tam başlamamıştır
Ekim Kapadokya, Frig Vadisi, Küre Dağları, Yenice Ormanları, Likya Yolu Türkiye’nin büyük bölümünde yürüyüş için dengeli dönem
Ekim sonu – Kasım başı Yedigöller, Yenice Ormanları, Batı Karadeniz Sonbahar renklerinin en belirgin olduğu dönemlerden biri
Kasım Likya Yolu, Karia Yolu, Fethiye çevresi, Muğla-Antalya kıyıları Güney kıyılarında yaz sıcaklığı geride kalır, yürüyüş daha rahat hale gelir

Bu tabloyu kesin bir takvim gibi düşünmeyin. Ülkemizde bunların dışında birçok farklı rota olduğunu da unutmayın. Ayrıca sonbaharda birkaç haftalık hava değişimi bile özellikle yüksek rakımlarda şartları ciddi şekilde değiştirebilir. Ama genel mantığı tek cümlede özetlemek mümkün: sonbaharın başında yüksek rakımlara, sonbaharın sonuna doğru ise güneye yönelin.

Eylül: Yüksek Rakımlar İçin Son Fırsatlardan Biri

Eylül ayının en güzel taraflarından biri yazın kavurucu sıcaklarının yavaş yavaş azalmaya başlaması. Gerçi son yıllarda sıcak havaların daha uzun sürdüğünü de görüyoruz. Yine de ayın özellikle ikinci yarısından itibaren Türkiye’nin birçok bölgesi uzun yürüyüşler için daha rahat hale geliyor.

Ancak Eylül’ü diğer sonbahar aylarından ayıran önemli bir nokta var: yüksek rakımlı rotaları düşünüyorsanız çok fazla gecikmemek gerekiyor.

Kaçkarlar ve yüksek dağ rotaları

Eğer trekking rotanızı Kaçkarlar gibi yüksek rakımlı bölgelere çevirmeyi düşünüyorsanız unutmamanız gereken şey şu: bu rakımlarda yaz sezonu zaten oldukça kısa. Culture Routes in Turkey, Kaçkar rotalarında zirvelerin ve yüksek geçitlerden geçen etapların yalnızca Temmuz–Eylül arasında açık olduğunu belirtiyor. Yani Eylül, bu rotalar için sezonun kapanış ayı.

Eylül ayının özellikle ilk yarısı trekking için değerlendirilebilir olsa da hava değişiminin çok daha hızlı gerçekleşebileceğini hesaba katmak gerekiyor. Aynı kaynak bu rotaların işaretlenmemiş olduğunu, isteyene GPS noktalarının e-postayla gönderildiğini de söylüyor; dolayısıyla navigasyon işi tamamen size kalıyor.

Eğer daha önceki trekking tecrübeleriniz çoğunlukla kıyı kesimlerinde gerçekleştiyse bu farklara özellikle dikkat edin. Çünkü yüksek rakımlarda sabah açık olan hava birkaç saat içinde sis, yağmur ve ciddi sıcaklık düşüşleriyle size sürpriz yapabilir. Bu nedenle yüksek rakımlı bir Eylül yürüyüşünü “sonbahar geldi, hava serinledi” rahatlığıyla değerlendirmemek lazım; Eylül ilerledikçe yüksek dağ rotalarındaki mevsim avantajı hızla azalıyor.

Kapadokya

Biraz daha düşük riskli bir rota arıyorsanız Kapadokya’ya göz atabilirsiniz. Yaz ortasında açık arazide uzun süre yürümek şahsen benim için pek cazip değildir, fakat sonbahar aylarında vadiler hem daha keyifli hem de uzun yürüyüşler açısından daha çekilebilir hale geliyor. Aşk Vadisi, Güllüdere, Kızılçukur, Güvercinlik ve Ihlara gibi bölgelerde farklı uzunluklarda yürüyüşler yapılabiliyor.

Kapadokya’nın güzel taraflarından biri de sadece trekking konusunda çok tecrübeli kişilere hitap etmemesi. Tam gün boyunca ağır çantayla yürümeniz gerekmiyor; birkaç saatlik vadi yürüyüşleriyle başlayıp rotayı isteğinize göre uzatabilirsiniz. Bu nedenle sonbaharda trekking yapmaya başlamak isteyen biri için de oldukça mantıklı bir seçenek.

Frig Vadisi

Eylül sonundan itibaren Kütahya taraflarına doğru bir plan yapmayı düşünüyorsanız Frig Vadisi’ni kesinlikle değerlendirebilirsiniz. Frig Yolu için ilkbahar ve sonbahar genel olarak trekking açısından en uygun dönemler arasında gösteriliyor.

Burada şunu özellikle belirtmek gerekiyor: eğer beklentiniz Likya Yolu’ndaki gibi sürekli deniz manzarası veya Kaçkarlar’daki gibi yüksek dağ atmosferiyse aradığınızı bulamayabilirsiniz. Frig Vadisi’nin olayı biraz daha farklı. Açık araziler, kaya oluşumları, tarihi yollar ve Frig kalıntıları yürüyüşünüzün önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle tarih ile yürüyüşü bir arada seviyorsanız Eylül sonundan itibaren oldukça güzel bir alternatif.

Ekim: Türkiye’de Trekking İçin En Dengeli Ay

Türkiye’de trekking yapmak için tek bir ay seçmem gerekse Ekim ayını listenin oldukça üst sıralarına koyardım. Yaz sıcakları büyük ölçüde geride kalıyor ancak birçok bölgede kış şartları henüz başlamıyor. Üstelik ülkemizin dört bir yanında seçeneklerimiz de artıyor: İç Anadolu’da yürüyebilirsiniz, Batı Karadeniz’e gidebilirsiniz veya ayın sonuna doğru yavaş yavaş Ege ve Akdeniz kıyılarına inmeye başlayabilirsiniz.

Küre Dağları

Rotanızı Karadeniz’e çevirmek isterseniz Bartın ve Kastamonu çevresindeki Küre Dağları, sonbaharda değerlendirebileceğiniz önemli bölgelerden biri. Milli park çevresinde orman, kanyon ve farklı zorluk seviyelerine sahip doğa yürüyüşü seçenekleri bulunuyor. GoTürkiye, Küre Dağları’nda trekking için Mayıs-Kasım dönemini uygun dönem olarak belirtiyor.

Ekim ise bu dönem içinde ayrı bir yere sahip. Sıcaklıklar yürüyüş için daha uygun hale gelirken ormanın dokusu da yavaş yavaş sonbahar renklerine dönmeye başlıyor.

Burada yalnızca yağmur faktörünü hesaba katmak gerekiyor. Islak yapraklar, çamur ve kaygan zeminlerle karşılaşmanız oldukça olası. Özellikle orman içindeki inişlerde bastığınız yere normalden biraz daha fazla dikkat etmekte fayda var.

Yenice Ormanları

Sonbahar mevsiminden bahsediyorsak Karabük’teki Yenice Ormanları’na da bu listede yer vermek gerekiyor. Burası sadece “trekking yapmak istiyorum” diyenlerden çok, ormanın içinde uzun uzun yürümeyi sevenlerin hoşuna gidecek bir bölge.

Farklı yürüyüş parkurları bulunuyor ve sonbaharda ormanın geçirdiği renk değişimi bölgenin en güzel taraflarından biri. Ekim ortasından Kasım başına kadar olan dönem bu nedenle oldukça cazip. Tabii sonbahar renkleri için kesin tarih vermek pek mümkün değil; hava sıcaklıkları ve yağış düzeni nedeniyle renklenme yıldan yıla birkaç hafta kayabilir. Sonbahar aynı zamanda trail ve ultra yarışlarının en yoğun dönemi; 22 Kasım tarihli Çenedağ Ultra Trail bu takvimin son büyük ayaklarından biri.

Bu arada Yenice Ormanları’na kadar gitmeye karar verdiyseniz Safranbolu’yu da es geçmeyin. Tarihi evleri ve lokumu için birkaç kilometre daha gidilir. Hatta planınıza göre konaklamayı burada yapıp yürüyüşü ayrı bir güne bırakabilirsiniz.

Ekim Sonu ve Kasım Başı: Orman Rotalarının Zamanı

Sonbaharda trekking yaparken amacınız biraz da sarı, turuncu ve kırmızı tonlara bürünen ormanların arasında yürümekse Ekim sonu ile Kasım başı ayrı bir dönem. Artık yüksek rakımlardaki seçenekler azalmaya başlıyor ancak bu kez ormanlık bölgeler sahneye çıkıyor.

Yedigöller

Bolu’daki Yedigöller bunun en bilinen örneklerinden biri. Fakat burayı uzun mesafeli ve teknik bir trekking rotası gibi düşünmek pek doğru olmayacaktır; daha çok doğa yürüyüşü, kısa parkurlar ve sonbahar manzarası için tercih edilecek bir bölge. Bu nedenle ilk defa sonbaharda doğa yürüyüşü yapacak kişiler için de oldukça ulaşılabilir seçeneklerden biri.

Ancak küçük bir uyarı yapalım: hafta sonu yoğunluğunu kesinlikle hesaba katın. Burası sonbaharda oldukça popüler bir lokasyon ve sakin sakin doğanın tadını çıkarmak için gidip kendinizi kalabalığın ortasında bulmak pek hoş olmayabilir. Kalabalık rotalarda doğa yürüyüşü etiği kurallarına uymak da normalden daha çok önem kazanıyor.

Ekimden İtibaren Güneye İnme Zamanı: Likya Yolu

Sonbaharda aylar ilerledikçe trekking açısından ağırlık yavaş yavaş Akdeniz’e doğru kayıyor. Bunun en güzel örneklerinden biri ise kesinlikle Likya Yolu. Fethiye’den Antalya yönüne uzanan rotanın tamamını yürümek zaten ayrı bir proje; güzel tarafı ise Likya Yolu’nu tek seferde bitirmek zorunda olmamanız. Birkaç günlük veya hatta günübirlik bölümler halinde yürüyebilirsiniz.

Culture Routes in Turkey, Likya Yolu için en uygun trekking dönemlerinden birini Eylül-Kasım aralığı olarak gösteriyor ve yaz aylarının uzun yürüyüşler için fazla sıcak olduğunu belirtiyor. Ancak burada ben Eylül ile Kasım’ı aynı kefeye koymazdım. Özellikle kıyıya yakın ve güneş alan bölümlerde Eylül başındaki sıcaklık hâlâ yorucu olabilir. Ekimle birlikte şartlar çok daha rahat hale gelirken Kasım ayında da birçok etap değerlendirilebilir durumda kalıyor.

Örneğin şu bölümleri sonbaharda trekking planınıza dahil edebilirsiniz:

  • Fethiye – Kayaköy
  • Ovacık – Faralya
  • Faralya – Kabak
  • Kaş çevresi
  • Çıralı – Olympos

Yalnız Likya Yolu’nda “Deniz kenarında yürüyorum, ne kadar zor olabilir ki?” düşüncesine kapılmayın. Bazı bölümlerde ciddi yükselti değişimleri, taşlı zeminler ve dar patikalar bulunabiliyor; deniz manzarası rotanın kolay olduğu anlamına gelmiyor.

Ayrıca Likya Yolu üzerinde bölüm bölüm organize yürüyüşler düzenleyen tur şirketleri de bulunuyor. Tek başınıza yürümekten çekiniyorsanız veya navigasyon konusunda kendinize çok güvenmiyorsanız grup seçeneklerine bakabilirsiniz.

Kasım: Karia Yolu ve Güney Ege Öne Çıkıyor

Kasım geldiğinde Türkiye’nin kuzeyinde yağış ve soğuk daha belirgin hale gelirken yüksek bölgelerde de kış şartları kendisini göstermeye başlıyor. Fakat Muğla ve çevresinde işler biraz daha farklı.

Karia Yolu

Karia Yolu; Bozburun, Datça, Gökova ve Latmos çevresine yayılan, Muğla ve Aydın illerine uzanan yaklaşık 800 kilometrelik oldukça geniş bir rota ağı. Trekking yapanlar için bölgenin en büyük avantajlarından biri yürüyüş sezonunun uzun olması. Culture Routes in Turkey’ın Bozburun Yarımadası için yayımladığı kendi kendine yürüyüş programları yılın on iki ayına birden açık; yani bu rotada “sezon dışı” diye bir kavram neredeyse yok.

Kasım ayında özellikle Güney Ege kıyıları bu nedenle çok daha değerli hale geliyor. Yazın açık arazide yürürken insanı bezdirebilecek sıcaklıklar geride kalıyor, aynı zamanda yüksek dağlardaki erken kış şartlarından da büyük ölçüde uzaklaşmış oluyorsunuz. Deniz manzarası, antik yollar ve küçük kıyı yerleşimleri hoşunuza gidiyorsa Karia Yolu, sonbaharın son bölümünde değerlendirebileceğiniz en güzel seçeneklerden biri.

Sonbaharda Trekking İçin Bölgeyi Nasıl Seçmeli?

Buraya kadar birçok bölgeden bahsettik ama hepsini tek tek hatırlamak zorunda değilsiniz. Sonbaharda trekking rotası seçerken kafanızda şöyle basit bir sistem kurabilirsiniz.

Eylül başı: Yüksek rakımları değerlendirin

Dağlık bölgelerde sezon kapanmadan önce kalan zamanı kullanabilirsiniz. Ancak burada hava tahmini diğer dönemlerden çok daha önemli; birkaç günlük sıcaklık düşüşü bile yüksek rakımlardaki şartları tamamen değiştirebilir.

Eylül sonu – Ekim ortası: Seçeneklerin en fazla olduğu dönem

Bence sonbaharın en rahat kısmı burası. Kapadokya, Frig Vadisi ve Küre Dağları gibi birbirinden tamamen farklı bölgeler arasında seçim yapabilirsiniz, güneyde de sıcaklıklar yavaş yavaş uzun yürüyüşlere daha uygun hale geliyor. Ne dağ sezonu tamamen bitmiş durumda ne de kuzeyde kış kendisini ciddi şekilde göstermiş oluyor.

Ekim ortası – Kasım başı: Orman rotalarına yönelin

Eğer sonbahardan beklentiniz biraz da o klasik sarı ve turuncu manzaralarsa takviminizde burayı işaretleyin. Yedigöller, Yenice ve Batı Karadeniz’deki diğer ormanlık alanlar bu dönemde öne çıkıyor. Ancak fotoğraflarda gördüğünüz renkleri yakalamak istiyorsanız kesin tarihe fazla güvenmeyin; sonbahar renkleri hava durumuna göre birkaç hafta ileri veya geri kayabiliyor.

Kasım: Ege ve Akdeniz kıyılarına inin

Kuzeyde hava zorlaşırken trekkingi bırakmanız gerekmiyor, bu kez rotayı güneye çeviriyoruz. Likya Yolu, Karia Yolu, Fethiye ve Muğla çevresindeki rotalar ön plana çıkmaya başlıyor. Yazın sıcaklık yüzünden tercih etmeyeceğiniz birçok patika Kasım ayında çok daha mantıklı hale gelebiliyor.

Kısacası sezon ilerledikçe haritada genel olarak yüksek rakımlardan ve kuzeyden, daha düşük rakımlı güney ve batı kıyılarına doğru hareket ediyoruz.

Sonbaharda Trekking Yaparken Hava Konusunu Hafife Almayın

Sonbaharda trekking yapan sırt çantalı bir grup ormanlık patikada arka arkaya yürüyor

Sonbaharın en güzel tarafı serin hava; en sinir bozucu tarafı ise o serin havanın ne yapacağının her zaman belli olmaması. Sabah güneşli bir havada yürüyüşe başlayıp birkaç saat sonra yağmurluğunuzu çantadan çıkarmak zorunda kalabilirsiniz, dağlık bölgelerde buna sis ve ciddi sıcaklık düşüşü de eklenebilir. O yüzden “Hava güzel görünüyor” deyip yola çıkmak yerine rota sabahı tahmini tekrar kontrol edin ve trekking güvenliğinin temel kurallarını gözden geçirin.

Sonbaharda çantanız da yaz yürüyüşünden biraz farklı olmalı. En azından şunlar çantada bulunmalı:

  • hafif bir yağmurluk,
  • hızlı kuruyan kıyafetler,
  • gerektiğinde ekleyebileceğiniz ince bir orta katman,
  • yeterli su,
  • çevrimdışı harita veya GPS,
  • kafa lambası.

Özellikle kafa lambasını küçümsemeyin. Yaz boyunca saatlerce aydınlıkta yürümeye alıştıysanız sonbaharda günün ne kadar çabuk bittiğini gözden kaçırabilirsiniz. Rota beklediğinizden bir saat uzun sürer, birkaç yerde oyalanırsınız ve bir anda son kilometreleri karanlıkta yürümeye çalışırsınız. Çantada neredeyse hiç yer kaplamayan küçük bir kafa lambası böyle bir durumda günün en değerli ekipmanına dönüşebilir.

Sonbahar yürüyüşlerinde pantolon seçimi de en az mont kadar belirleyici oluyor; sabah serin, öğlen sıcak ve akşamüstü yağmurlu bir günde orta kalınlıkta, hızlı kuruyan ve hafif su itici bir model işinizi görür. Trekking pantolonu nasıl seçilir rehberimizde kumaş, su iticilik ve esneklik başlıklarını ayrıntılı biçimde ele aldık.

Ayakkabı konusunda ise sırf takvimde Ekim veya Kasım yazıyor diye otomatik olarak Gore-Tex modele geçmek şart değil. Kuru zeminde yapacağınız üç saatlik bir Kapadokya yürüyüşüyle birkaç gün yağmur görmüş Yenice Ormanları’nın ihtiyacı aynı değil. O yüzden burada mevsimden çok rotaya, zemine ve hava tahminine göre karar vermek daha doğru. Islak ve serin şartlarda ayağınızı kuru tutan doğru trekking çorabı çoğu zaman ayakkabıyı değiştirmekten daha çok işe yarıyor; sezon değişiminde ekipmanı gözden geçirmek isterseniz sezon sonu outdoor ekipmanı yazısına da göz atabilirsiniz.

Peki Sonbaharda Trekking İçin En İyi Ay Hangisi?

Bunun herkese uyacak tek bir cevabı yok. Ama genel kullanım açısından bir ay seçmem gerekse Ekim ayını en dengeli seçeneklerden biri olarak görürdüm. Yüksek dağ sezonunun sonuna yaklaşıyor olsanız da Türkiye’nin büyük bölümünde hâlâ yürüyüş yapılabiliyor: kuzeyde ormanlar renklenmeye başlıyor, İç Anadolu’da sıcaklıklar düşüyor, Ege ve Akdeniz’de ise yaz sıcağı etkisini kaybediyor.

Fakat gideceğiniz bölge belliyse cevap değişiyor. Dağ yürüyüşü istiyorsanız Eylül, sonbahar ormanlarını görmek istiyorsanız Ekim sonu, Likya veya Karia gibi güney rotalarını düşünüyorsanız Ekim-Kasım daha mantıklı.

Bence sonbaharda trekking planlamanın en güzel tarafı da zaten burada: bir bölgede sezon kapanırken başka bir bölgede yeni başlıyor. Eylül ayında Kaçkarlar’a bakarken birkaç hafta sonra Yenice Ormanları’nı, Kasım geldiğinde ise Likya veya Karia Yolu’nu planlıyor olabilirsiniz. Yani sonbaharın gelmesi trekking sezonunun sonu anlamına gelmiyor; sadece rotanın haritadaki yerini değiştirmek gerekiyor.

Bu yüzden çantayı hazırlamadan önce sıralamayı doğru yapın: önce tarihi belirleyin, sonra o tarihe uygun rotayı seçin. Sonbaharda bunun tersini yapmak, çok güzel olduğunu düşündüğünüz bir rotayı tamamen yanlış zamanda yürümek anlamına gelebilir.

Advenway’i outdoor sporlarına, koşuya ve ekipman dünyasına olan merakımla kurdum. Burada araştırdığım, denediğim ve öğrendiğim şeyleri mümkün olduğunca sade ve samimi bir dille paylaşıyorum.

Profesyonel sporcu ya da antrenör değilim; sadece bir şeyi merak ettiğinde gerçekten araştırmayı ve yeni şeyleri denemeyi seven biriyim. Advenway de tam olarak bunun sonucu.

Katkı

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar yayımlanmadan önce okunuyor, o yüzden hemen görünmeyebilir. Soru sorabilir, düzeltme gönderebilir ya da kendi deneyimini ekleyebilirsin.

Yayımlanmaz, kimseyle paylaşılmaz.