Kategori

Su Sporları

Kategori

Yaz aylarında denize baktığınızda aklınızdan “Ben de bir su sporuna başlasam mı?” düşüncesi geçiyorsa yalnız değilsiniz. Mesela ben Caddebostan sahilinde yürürken yelken yapan kişileri görünce, “Acaba yelkene geri mi dönsem?” diye içimden geçiririm. Sabahın erken saatlerinde yürüyüş yaparken kürek çekenleri gördüğümde de imrenmiyor değilim. Siz de sahili olan bir şehirde yaşıyorsanız bu düşüncelerin aklınızdan geçme ihtimali daha yüksek olabilir.

Yaz aylarında sahilde SUP yapanları, sakin bir koyda kano ile ilerleyenleri veya dalga bekleyen sörfçüleri görünce insanın içinden bir su sporu denemek geliyor. Üçü de dışarıdan son derece keyifli ve özgürleştirici görünüyor. Özellikle iş hayatının ve şehrin koşuşturmasından biraz uzaklaşmak istiyorsan, su sporları bunun için gerçekten güzel bir alan açıyor. Fakat sıra kendimiz için doğru olanı seçmeye geldiğinde işler biraz karışıyor. SUP daha sakin ve ulaşılabilir bir başlangıç sunarken kano keşif duygusuyla öne çıkıyor. Dalga sörfü ise daha fazla sabır, kondisyon ve mücadele istiyor. Kısacası hepsi suyun üzerinde yapılıyor olsa da sundukları deneyim birbirinden oldukça farklı.

Son yıllarda denizlerde, göllerde ve sakin koylarda giderek daha fazla görmeye başladığımız SUP (Stand Up Paddle) sporu, erişilebilir yapısı ve eğlenceli deneyimi sayesinde ülkemizde hızla popülerlik kazandı. Sosyal medyada birçok kişinin SUP yaptığı içeriklerle karşılaşabilirsiniz. Dışarıdan bakıldığında yalnızca bir board üzerinde ayakta durup kürek çekmekten ibaret gibi görünse de SUP; denge, koordinasyon, kondisyon ve dayanıklılık gerektiren kapsamlı bir su sporudur.