Son yıllarda ülkemizde kürek sporu giderek daha popüler hâle gelmeye başladı. Sabahın ilk saatlerinde ya da gün batımında, birçok kişiyi su üzerinde kürek çekerken görebilirsiniz.

Maalesef bazı insanlar bu sporu internette “beyaz yaka silkeleme yöntemi” olarak adlandırıyor. Ben ise buna kesinlikle katılmıyorum. Hatta bir spor, insanı günlük stresinden uzaklaştırıyorsa bence bundan daha güzel bir şey olamaz. Saçma sapan trendlerin popüler olmasındansa böyle faydalı bir sporun daha fazla insan tarafından keşfedilmesini çok daha değerli buluyorum.

İlk kez kürek sporuna başlamak isteyenlerin aklına ise genellikle şu soru geliyor:

“Ben şimdi önce salona mı gitmeliyim, yoksa direkt su üzerinde mi öğrenmeliyim?”

Ben de araştırmaya başladığımda internet kafamı daha da karıştırmıştı. Çünkü bazı kişiler önce erg üzerinde çalışılması gerektiğini savunurken, bazıları ise “Kürek bir su sporudur, salonda öğrenilmez.” diyordu.

Üstüne üstlük her yeni konuda olduğu gibi burada da karşıma yeni terimler çıkıyordu: Erg, sculling, sweep, catch…

Bazen “Cahillik mutluluktur.” ya da “Fazla düşünme, uygula.” sözlerinin ne kadar doğru olduğunu hissediyorum. Eğer sen de benim düştüğüm bu ikilemin içindeysen, elimden geldiğince kafandaki soru işaretlerini gidermeye çalışacağım.

Hazırsan en baştan başlayalım.

Kürek Sporu Nedir?

En basit tanımıyla kürek sporu, bir tekneyi kürekler yardımıyla hareket ettirme sanatıdır. Fakat dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir. İlk bakışta çoğu insan küreğin tamamen kol gücüyle yapıldığını düşünür. Gerçekte ise profesyonel bir kürek çekişinde üretilen gücün büyük kısmı bacaklardan gelir.

Erg ve suda kürek

Bu sizi şaşırtabilir. Şahsen beni de şaşırtmıştı. Çünkü insan kolu, sırtı ya da omuzları tahmin edebiliyor ama bacakların bu kadar önemli olması ilk başta gerçekten ilginç geliyor.

Kürek çekişinde bacaklar itişi başlatır. Kalça ve gövde bu gücü tekneye aktarır. En sonunda ise kollar hareketi tamamlar. Yani aslında kürek sporu şu kasları aynı anda çalıştıran tam vücut sporlarından biridir:

  • Bacak
  • Kalça
  • Sırt
  • Karın
  • Omuz
  • Kol

İşte kürek sporunu bu kadar özel yapan şey de tam olarak budur. Zorlayıcıdır ama aynı zamanda inanılmaz tatmin edicidir. Düzenli yapıldığında hem kondisyonunuz hem de genel fiziksel sağlığınız gözle görülür şekilde gelişir.

Kürek Sporu Neden Son Yıllarda Bu Kadar Popüler?

Elbette bunda sosyal medyanın da etkisi var. İnsanlar artık farklı sporlar denemeyi seviyor. Ancak popüler olmasının tek sebebi bu değil.

Kürek sporunda denge

Sağlık açısından baktığımızda kürek, eklemlere düşündüğünüzden çok daha az yük bindiren bir spor.

Örneğin koşuda her adımda dizleriniz ve ayak bilekleriniz vücut ağırlığınızın birkaç katı kadar yük taşır. Kürekte ise bu yük çok daha kontrollüdür. Koşuda bu yükün ayakkabı tarafından nasıl karşılandığını merak ediyorsanız stack height rehberimize göz atabilirsiniz.

Bu nedenle hem kondisyonunu geliştirmek hem de eklemlerini gereksiz yere zorlamak istemeyen birçok kişi kürek sporuna yöneliyor.

Bir diğer önemli sebep ise kalori tüketimi. Orta tempolu bir kürek antrenmanında tahmin ettiğinizden çok daha fazla enerji harcarsınız. Üstelik aynı anda hem etkili bir kardiyo yapar hem de kuvvet ve dayanıklılığınızı geliştirirsiniz.

Bence en önemli sebep ise işin zihinsel tarafı. Su üzerinde kürek çekmek birçok insan için adeta meditasyon gibidir.

Telefon yok. Bildirim sesi yok. Şehir gürültüsü yok. Sadece suyun sesi ve küreğin ritmi…

Bir süre sonra küreğin suya giriş çıkış sesi öyle tanıdık gelmeye başlar ki, zihninizdeki bütün karmaşa yavaş yavaş yerini sessizliğe bırakır. Bence kürek sporunun en bağımlılık yapan tarafı da tam olarak budur.

Peki Erg Nedir?

Erg aslında “kürek ergometresi”nin kısaltmasıdır. Yani spor salonlarında gördüğünüz kürek makineleri.

Bunlar kesinlikle gerçek teknenin birebir aynısı değildir. Ancak kürek çekme hareketini mümkün olduğunca gerçekçi şekilde taklit etmek için tasarlanmışlardır.

Hatta profesyonel kürekçiler bile kış aylarında veya hava şartları nedeniyle suya çıkamadıklarında antrenmanlarının önemli bir kısmını erg üzerinde yaparlar.

Erg’in Avantajları

Yeni başlayan biri için erg oldukça büyük kolaylık sağlar. En büyük avantajı ise denge konusunda ortaya çıkar.

Suda ilk kez tekneye biniyorsanız denge kurmakta zorlanabilirsiniz. Bu, mutlaka düşeceğiniz anlamına gelmez. Ancak ilk birkaç dakika boyunca kendinizi her an suya düşecekmiş gibi hissetmeniz oldukça normaldir. Merak etmeyin, bu his birkaç antrenmandan sonra büyük ölçüde kaybolacaktır.

Erg üzerinde ise yalnızca tekniğinize odaklanabilirsiniz. Ayrıca;

  • Hava şartlarından etkilenmezsiniz.
  • İstediğiniz saatte çalışabilirsiniz.
  • Mesafe ve tempo takibi yapabilirsiniz.
  • Nabzınızı kontrol edebilirsiniz.
  • Düzenli kondisyon geliştirebilirsiniz.

Kısacası güçlü bir fiziksel temel oluşturmak istiyorsanız erg oldukça faydalı bir araçtır.

Erg’in Dezavantajları

Erg ne kadar başarılı bir antrenman aracı olsa da suyun yerini tamamen dolduramaz. Çünkü su üzerinde öğrenmeniz gereken birçok beceri vardır:

  • Tekneyi dengede tutmak
  • Doğru rotada ilerlemek
  • Kürekleri uyum içinde kullanmak
  • Rüzgârı ve dalgayı hissetmek

Erg bunların hiçbirini size öğretemez. Kısacası yalnızca erg üzerinde çalışarak iyi bir kürekçi olmanız mümkün değildir.

Peki Direkt Suda Başlamak Mantıklı mı?

Bence kesinlikle evet. Zaten çoğu kulüp eğitim programını buna göre hazırlıyor.

İlk derste sizi tek başınıza yarış teknesine çıkarmazlar. Eğitimler genellikle daha dengeli teknelerle başlar.

Suya çıkmadan önce temel teorik bilgileri öğrenirsiniz. Ardından eğitmen gözetiminde kürek çekmeye başlarsınız.

Oturuş pozisyonunuz, küreği tutuş şekliniz ve çekiş tekniğiniz sürekli kontrol edilir. Hata yaptığınızda ise anında düzeltilir.

İlk gün zorlanmanız son derece normaldir. Sonuçta hiçbirimiz doğuştan kürekçi değiliz. Eğer ilk derste “Ben bunu yapamayacağım.” diye düşünürseniz, bilin ki bunu hisseden ilk kişi siz olmayacaksınız. Birkaç ders sonra kaydettiğiniz gelişime siz bile şaşırabilirsiniz.

O Hâlde Hangisiyle Başlamalı?

Aslında bunun tek bir doğru cevabı yok. Tamamen hedefinize bağlı.

Eğer önceliğiniz kondisyon kazanmaksa erg ile başlayabilirsiniz. Ancak bu, ilk kez suya çıktığınızda zorlanmayacağınız anlamına gelmez.

Ben olsam direkt bir kulübe gidip eğitim almayı tercih ederdim. Ancak en verimli yöntem bence ikisini birlikte kullanmak: hafta sonları su antrenmanı, hafta içinde ise spor salonunda erg çalışmaları…

Bu sayede hem tekniğiniz hem de kondisyonunuz çok daha hızlı gelişecektir.

Kürek Sporuna Başlamak İçin Güçlü Olmak Gerekir mi?

Bu da insanların en çok merak ettiği konulardan biri. Hayır, kürek sporuna başlamak için güçlü olmanız gerekmiyor.

Profesyonel kürekçilerin devasa sırt kaslarını gördüğünüzde ister istemez “Ben daha o seviyede değilim.” diye düşünebilirsiniz. Fakat bu sizi korkutmasın.

Başlangıç seviyesinde kimse sizden yüksek güç üretmenizi beklemez. İlk hedefiniz doğru tekniği öğrenmek olmalıdır. Güç, dayanıklılık ve kondisyon ise zaten zaman içinde kendiliğinden gelişecektir.

Kürek Sporu Kimler İçin Uygun?

Bana kalırsa kürek sporu neredeyse herkes için uygun. Şu cümlelerden biri size tanıdık geliyorsa kürek sporuna mutlaka bir şans vermelisiniz:

  • Koşudan sıkıldıysanız…
  • Dizlerinizi çok zorlamadan kardiyo yapmak istiyorsanız…
  • Kalori yakarken aynı zamanda kuvvet kazanmak istiyorsanız…
  • Yeni bir hobi edinmek ya da yeni insanlarla tanışmak istiyorsanız…
  • Açık havada vakit geçirmekten keyif alıyorsanız…

Kürek Sporuna Ben Olsaydım Nasıl Başlardım?

Bugün kürek sporuna başlayacak olsam hiç düşünmeden bir kulüpten başlangıç eğitimi alırdım.

İstanbul Anadolu Yakası için konuşacak olursam Kalamış’tan Maltepe’ye kadar birçok eski ve yeni kürek kulübü bulunuyor. Eminim Tuzla ve çevresinde de alternatifler vardır.

Yaz aylarında kontenjan bulmak biraz zor olabiliyor ama seçenek gerçekten fazla. Üstelik fiyatlar da insanların düşündüğü kadar yüksek değil. Eğitim süreci tamamlandıktan sonra sunulan üyelik paketleri sayesinde maliyetler daha da makul seviyelere geliyor.

Kondisyonumu daha hızlı geliştirmek isteseydim hafta içinde spor salonunda erg çalışmaları da yapardım. Ama dürüst olmak gerekirse benim önceliğim su üzerinde vakit geçirmek olurdu.

Sonuç: Kürek Sporuna İlk Adım

Ülkemizde kürek sporunun giderek yaygınlaşması gerçekten sevindirici. Eğer uzun zamandır aklınızdaysa size tek tavsiyem var:

Başlamak için mükemmel zamanı beklemeyin.

İster erg ile başlayın ister doğrudan suya çıkın. Önemli olan ilk adımı atmanız.

İmkânınız varsa en ideal yöntem, su antrenmanlarını erg çalışmalarıyla desteklemektir. Böylece hem tekniğinizi geliştirir hem de kondisyonunuzu çok daha hızlı artırabilirsiniz.

Emin olun; tekneniz suyun üzerinde sessizce akmaya başladığı ve küreğin ritmini ilk kez gerçekten hissettiğiniz an, aklınızdan tek bir cümle geçecek: “Bunu neden daha önce denemedim?”

Suda uzun süre geçireceğiniz günlerde doğru katmanlı giyinme tercihi de konforunuzu ciddi şekilde etkiler. SUP, kano, yelken ve diğer su sporları rehberleri için Su Sporları kategorimizi inceleyebilirsiniz.

Advenway yazar avatari
Yazar

Advenway’i tek başıma hazırlıyor ve yönetiyorum. Burada yazdığım sporların önemli bir bölümünü kendim yapıyorum; bazılarını ise hâlâ uzaktan seviyor, araştırıyor ve bir gün denemeyi planlıyorum. Deneyimlemediğim bir konuyu yaşamışım gibi anlatmıyor, kişisel tecrübeyle araştırmaya dayalı bilgiyi mümkün olduğunca birbirinden ayırıyorum.

Antrenör, doktor veya sağlık profesyoneli değilim. Yani burada kimseye üç tekrar daha yaptırıp ardından buz tedavisi yazmıyorum. Antrenman, sakatlık, beslenme ve sağlıkla ilgili içeriklerde güvenilir kaynaklardan yararlanıyor; kişiden kişiye değişebilecek konularda kesin hükümler vermemeye dikkat ediyorum.

Advenway’in amacı profesyonel danışmanlığın yerini almak değil; spor ve outdoor dünyasını merak edenlere dürüst, anlaşılır ve mümkün olduğunca işe yarayan bir başlangıç noktası sunmak.

Write A Comment