Kabak’ta yemek
Kabak’ın güçlü tarafı gastronomi değil. Burada yemek daha çok kamp ve konaklama işletmelerinin mutfakları, küçük restoranlar ve gözleme-kahvaltı tarzı seçenekler üzerinden ilerliyor.
Bu kötü bir şey değil. Günün yarısını denizde, diğer yarısını patikada geçirdiğiniz bir yerde akşam aradığınız şey çoğu zaman 14 aşamalı tadım menüsü olmuyor. Düzgün yemek. Soğuk içecek. Oturacak yer. Üçü de varsa hayat güzel.
Daha geniş restoran seçeneği istiyorsanız Ölüdeniz ve Fethiye tarafı doğal olarak çok daha güçlü.
Kabak’ta yoga yapılır mı?
Kabak’ın yıllardır biraz alternatif tatil kimliği de var. Yoga kampları ve inziva programları dönem dönem düzenleniyor. Doğa, küçük konaklamalar ve şehirden uzaklık düşünülünce bunun neden burada tuttuğunu anlamak zor değil.
Sabah yoga. Sonra deniz. Akşam yemek. Ertesi gün Likya Yolu. Kötü program sayılmaz.
Ama belirli bir kamp veya etkinlik için geliyorsanız tarihleri organizatörden kontrol edin; bunlar sabit sezon programları değil.
Kabak mı Faralya mı?
Birbirine çok yakınlar ama aynı tatili vermiyorlar. Faralya daha çok Kelebekler Vadisi, manzara, Likya Yolu ve butik konaklama tarafında güçlü. Kabak ise deniz, kamp ve birkaç gün koyun içinde kalma tarafında.
Birini seçmek zorunda da değilsiniz. Hatta bence en güzel planlardan biri: Faralya’da kalın. Ertesi gün Likya Yolu’ndan Kabak’a yürüyün. Kabak’ta bir gece kalın. Böylece ikisini arabayla 20 dakikada geçmek yerine gerçekten birbirine bağlamış oluyorsunuz.
Kabak mı Kayaköy mü?
Bunlar ise çok daha farklı. Kayaköy’e gidince ilk iş taş evlerin arasında dolaşmak ve bölgenin hikâyesini anlamak. Kabak’a gidince ilk soru: Denize nasıl ineceğiz?
Kayaköy tarih + yürüyüş. Kabak kamp + deniz + yürüyüş. Fethiye’de birkaç gününüz varsa zaten ikisini karşı karşıya koymaya gerek yok. Biri diğerinin yerine geçmiyor.
Kabak Koyu’nda bir gün nasıl geçirilir?
Günübirlik gelecekseniz sabah erken gelmek iyi fikir. Aracı yukarıda bırakın. Koya inin. Sabah denize girin. Öğle saatlerini sahilde veya gölgede geçirin. Hava serinlediğinde kısa bir yürüyüş yapın. Sonra yukarı çıkış için biraz enerji bırakın.
Özellikle yürüyerek dönecekseniz bütün gün “nasıl olsa sonra çıkarız” diyerek enerjiyi denize bırakmayın. Kabak’ın son bölümü eve dönüşte küçük bir final sınavı yapabiliyor.
İki gece Kabak planı
İlk gün koya alışın. Deniz. Kamp. Çevre. Hiçbir yere yetişmeye çalışmayın.
İkinci gün hava uygunsa Likya Yolu’na çıkın. Faralya yönünde kısa bir bölüm yürüyebilir veya daha deneyimliyseniz Alınca tarafını değerlendirebilirsiniz. Akşam tekrar Kabak’a dönüp denize girmek de yürüyüş gününün gayet güzel finali.
Üçüncü gün çıkarken Faralya veya Ölüdeniz’i plana ekleyebilirsiniz. Böylece Kabak yalnızca “gidip denize girdiğimiz koy” olmaktan çıkıyor.
Gitmeden önce birkaç şey
Kabak’a hazırlık yaparken işi abartmaya gerek yok ama birkaç şeyi unutmayın.
- Suyu önemseyin.
- Koya yürüyerek inecekseniz düzgün ayakkabı kullanın.
- Sahil taşlı olduğu için deniz ayakkabısı işinizi kolaylaştırabilir.
- Kamp yapacaksanız tesisin elektrik, duş, tuvalet ve kendi çadırınızı kabul edip etmediğini önceden sorun.
- Kış veya sezon dışında gidiyorsanız konaklama ve ulaşımın çalıştığını teyit edin.
- Şelale ve Cennet Mağarası rotalarına gitmeden önce güncel erişim durumunu kontrol edin; yangın riskinin yüksek olduğu dönemlerde giriş kısıtlanabiliyor.
Ve mümkünse çantanızı hafif tutun. Kabak’ta aşağı indirdiğiniz her şeyin sonunda tekrar yukarı çıkması gerekiyor. Bu fizik kuralını kamp çantasını hazırlarken unutmak kolay.
Kabak Koyu’na neden gidilir?
Çünkü Kabak biraz uğraştırıyor. Ve garip şekilde iyi tarafı da bu.
Ölüdeniz gibi yolun kenarında değil. Arabayı bırakıp kuma basmıyorsunuz. Bazen yürüyorsunuz. Bazen servis bekliyorsunuz. Çadırınızı taşıyorsunuz. Likya Yolu’na çıkıyorsunuz. Sonra bütün o yamaçların altında küçük bir koyda denize giriyorsunuz.
Birkaç gün kalınca da fark ediyorsunuz ki buraya gelmenin olayı yalnızca plaj değil. Kamp var. Likya Yolu var. Faralya hemen yukarıda. Alınca rotası diğer tarafta. Deniz sabah kapının önünde. Akşam şehir sesi yok.
Kabak’tan ultra lüks, kusursuz organize edilmiş bir tatil beklemeyin. Zaten olayı o değil. Biraz dağınık. Biraz zahmetli. Biraz fazla yokuşlu. Ama doğru tatili arıyorsanız, tam da bu yüzden güzel.