Yaz aylarında kamp yapmanın keyfi gerçekten bir başkadır. Günler uzundur, hava genellikle açıktır ve hele ki deniz kenarına yakın bir yerde kamp yapıyorsanız ortamın tadı daha da güzel olur. Ancak güneş doğduktan kısa süre sonra çadır sıcağı tahmin ettiğinizden çok daha hızlı artabilir; çadırın içi kısa sürede bunaltıcı bir hâl alır. Bir süre sonra kampın manzarası, denizi veya doğası ikinci planda kalır; tek düşündüğünüz şey çadırın içinden nasıl çıkacağınız olur.
Doğada yürüyüşe çıktığımız zaman çoğumuzun amacı aynıdır: şehrin koşuşturmasından uzaklaşmak, temiz hava almak, birkaç saatliğine de olsa zihnimizi dinlendirmek ve tabii ki doğanın güzelliğine tanık olmak. Fakat bizim için masum ve keyifli geçen bir gün, farkında olmadan doğada uzun süre kalacak izler bırakmamıza neden olabilir.

